6 Ekim 2007 Cumartesi

Mazide Kalmış ..

9 sene yaşamışım bu şehirde,acısıyla tatlısıyla..

çoğu günler "yeter! gitmeliyim artık.." diye söylenmiş olsamda, benimsemişim.

Özlüyorum..

Çorum'u özlediğim gibi özlüyorum..

İkinci bir memleket olmuş bana, haberim yokmuş:(


1 Nisan 2007 Pazar

Armagedon - Aydoğan Vatandaş

Türkiye-İsrail Gizli Savaşı

"Bu kitap Türkiye' nin gizli ve fakat gerçek tarihidir. Körfez Savaşı'ndan, Çekiç Güç' e, Kürt Devleti projesinden Susurluk' a ,
Uğur Mumcu suikastinden Eşref Bitlis cinayetine, Muavenet olayından ordu içindeki yapılanmaya değin gizli kalmış birçok olay, bambaşka bir üslupla, tüm belgeleriyle birlikte yeniden ele alındı.

Okurken irkileceğiniz bu kitabı asla unutamayacaksınız.."

Arka kapaktan alıntıdır ..

Ben hayretle okudum. Kitabın arkasında belge fotokopileri de eklenmiş. Şayet doğru ise halimiz vahim diyebiliyorum ancak :(

22 Mart 2007 Perşembe

Kuşbakışı Türkiye

Türkiye'nin öve öve bitirilemeyen güzelliğini "tanrıların gözü" yle gördünüz mü? Bugünlerde Atatürk Havalimanı' ndan dışarı uçacaksanız göreceksiniz. "Çılgın" bir THY uzmanı sayesinde. Bugünlerde yurtdışına uçacak olanlar Atatürk Havalimanı'nın dış hatlar gidiş salonuna girdiklerinde, seyahat acentalarının kapılarındaki dev posterlerde, broşürlerde, internetteki seyahat sitelerinde pek, belki de hiç görmedikleri bir "ülke" yle karşılaşıyorlar. İçeri girenlerin zihninde gayrihtiyari bir "Burası neresi yahu" sorusu oluşuyor. Burası, Türkiye.
Yassıca adaları - Göcek

Onu, karış karış tepeden mitolojideki Olimpos tanrılarının yeryüzüne bakış açısıyla görüntüleyense kafasındaki proje uğruna varını yoğunu satıp savan tarih, arkeoloji, doğa ve fotoğraf meraklısı ve Türk Hava Yolları uçuş uzmanı Alp Alper.


Aslında bu fotoğraflar, Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen bir projenin 250 karesinin sadece ufak bir kısmı. 15 yıldır Türk Hava Yolları'nda uçuş uzmanı olarak çalışan Alper'in 2005 Aralık'ında tamamlanan "1000 Feet'ten Türkiye" (1000 feet: Yaklaşık 304 metre) adlı çalışmasının ilk tohumları iş icabı havalandığı sıralarda, Türkiye'ye havadan fotoğrafçı gözüyle bakmasıyla atılmış.

1992'den beri fotoğraf çeken Alp Alper aslında her şeyin 1999 'daki sarsıcı depremin ardından başladığını anlatıyor:

"Türkiye'yi havadan fotoğraflamak için etütlere başlamıştık ama (17 Ağustos) 1999 depremi, o büyük yok oluş, bize bu projenin en kısa sürede gerekli olduğunu gösterdi. Fotoğrafçı, pilot, tarihçi, arkeolog arkadaşlarımla yola çıktık. Harita üzerinde etüt ettiğimiz noktaları, yerden fotoğraflayıp koordinatlarını çıkardık. Belirlediğimiz yerleri uçarak çekmeye karar verdik. Farklı bir açı oluşturarak, sanki bir tanrısal bakış yakalayarak, hem sanatsal, hem de kültürel değeri olan fotoğraflar yakalamaya çalıştık."

Her şey sözcüklerde anlatıldığı kadar kolay olmamış tabii. Belirlenen noktalara alçaktan uçuş yapabilme kabiliyeti olan Chesna tipi uçaklardan helikoptere altı ayrı çeşit araç temin etmek, çekimler için yıllık izinleri tamamen feda etmek, gidilecek yerlerde tüm masrafları karşılamak, uçarak yapılan çekimler sırasında iki kez ciddi yaralanma Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki çekimler için özel izin peşinde koşmak, sponsor bulamayınca evden otomobile elde avuçta ne varsa projeye yatırmak, 5.5 yıllık serüvenin sadece bir bölümü.

İşin en zor kısmı ise çekimler tamamlanınca, yolun sonuna gelindiğinde başlamış: 12 bin diadan sadece 250 kare seçmek! Alper, "1000 Feet'ten Türkiye" kitabı için, İshakpaşa Sarayı'ndan Selimiye Camii'ne, Nemrut Dağı'dan Tuz Gölü'ndeki allıturnalara kadar Türkiye'nin her köşesinden ve tamamen kuşbakışı olarak çektiği kareler arasında seçim yaparken, Çocuklarım arasında ayrım yapıyormuş gibi hissettim" diyor.

Alper, Türkiye'de kitabını yayımlayacak yayınevi ve sponsor bulamayınca, Türkiye'yi havadan çekilmiş olarak resmeden ilk kitaba destek olmak Yunanistan'a nasip olmuş. Alp Alper'in, İstanbullu bir Rum tarihçi olan arkadaşı Akilas Millas'ın aracılığıyla kitabı Yunanistan'da basma fırsatı bulmuş. Alper şimdilerde ikinci ve üçüncü kitabın hazırlıkları içinde. Kitabı bu sefer Türkiye'de bir yayınevinde basılsın, hatta Japonya'da, Amerika'da, Avustralya'da da raflarda olabilsin istiyor.

Yeni planları arasında sergi için seçtiği fotoğraflarının THY'nin uçtuğu, dünyanın 16 ayrı kentindeki havaalanlarında da sergilenmesi var: "Türkiye'den ayrılan yabancılar fotoğrafları gördüğünde içlerinde "Burası neresi, görmedik biz burayı" uktesiyle dönsün ve tekrar gelsin istiyorum. Sonra da bu 16 fotoğraf İstanbul'dan çıkıp, Atina, Paris, Londra, New York, Chicago, Pekin, Sidney, Delhi gibi 16 ayrı kenti gezsin, böylece Türkiye'nin reklamı yapılsın. Tek istediğim bunu yapabilecek kadar destek verilmesi."

18 Mart 2007 Pazar

18 MART ..

Savaşın Sebep ve Sonuçları ;


18 Mart 1915'te düşmanın Büyük Taarruz'u sabah saat 11.00 de başladı. 18 büyük zırhlı, birçok muhrip ve denizaltı mevcut idi . Toplam 506 topa karşılık savunmada toplam 150 top vardı. Sonuç aynı gün 17:45 te alınmıştı. İki İngiliz, bir Fransız zırhlısı battı. Bir İngiliz, iki Fransız zırhlısı ağır yara aldı, üç gemi karaya oturdu. Kayıplarımız kırkdört şehit, yetmiş yaralı, sekiz top idi. Neticede, düşman boğazı denizden geçemeyeceğini anlamıştır. Avustralya'dan Kanada'ya kadar sömürgelerden toplanan askerler de savaşa sürülmüştür. Çok sayıda ANZAK(Australia and New Zealand Army Corp: Avustralya ve Yeni Zelanda askerleri)savaşa katılmıştır. 25 Nisan 1915 Çanakkale Savaşlarının en kanlı muharebeleri başlamıştır. Sabahın erken saatlerinde İngiliz ,Fransız ve ANZAK kara -deniz birlikleri, Seddülbahir ve Arıburnu'na, 70.000 kişi ile 109 harp gemisi, 308 taşıt gemisi desteğinde çıkarma yaptı. Aynı anda Fransız birlikleri Kumkale'ye yanıltıcı küçük bir çıkarma yaptılarsa da tutunamadılar. Arıburnu'na çıkan ve Conkbayırı'na doğru ilerleyen İngiliz birliklerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen karşıladı. Mayıs, Haziran, Temmuz ayları boyunca gögüs göğüse kanlı çarpışmalar oldu. 9 Ağustos ve 20 Ağustos'taki büyük saldırı ve geri püskürtülmeden sonra Çanakkale'yi karadan da geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransızlar Kasım 1915'ten itibaren savaşı sona erdirmeye karar verdiler ve 9 Ocak 1916'da son düşman kuvvetleri de çekildi. Savaş boyunca 300.000 kadar İtilaf Devletlerinden, 250.000 kadar Türk askerinden kayıp oldu.


Güçlü bir devlet olan ve dünya dengelerini altüst eden Almanya'dan rahatsız olan İngiltere ve Fransa'nın, Birinci Dünya Savaşı'nda, Osmanlı Devleti'ne ait olan Çanakkale Boğazını ele geçirerek, müttefikleri Rusya'ya yardım götürmek ve İstanbul'u işgal ederek Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmak istemeleridir. Savaş 18 Mart 1915 tarihinde başlamıştır.


İngiltere ve Fransa ile Osmanlı ve Alman orduları arasında geçen ve iki taraftan toplam 500,000'den fazla insanın "kaybına" (ölüm, firar, esir, sakatlanma ve hastalıklar) neden olan savaşın ardından İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı'nı geçememiş, İstanbul'u işgal edememiş, Rusya'da zorda kalan çarlık rejimi devrilmiş ve I. Dünya Savaşı 2 yıl uzamıştır.


Rakamlarla Çanakkale



-Çanakkale savaşları, 3 Kasım 1914 yılında ilk bombardımanla başladı, İngilizlerin Seddülbahir'den çekilip gitmeleriyle 9 Ocak 1916 tarihine kadar sürdü.
-18 Mart 1915 günü İtilaf Devletleri toplam irili ufaklı 231 gemi ve 1155 top ile harekete geçmişti. Sadece 18 zırhlıdaki top sayısı 712 idi.
-Türklerin boğazda toplam 13 tabyasında ise 230 adet topu vardı ve bunlardan ancak 82'si kullanılabildi
-44'ii hasar gürdü, 8'i kullanılamaz hale geldi.
-18 Mart'ın ilk saatlerinde, Nusret mayın gemisi, elde kalan son 26 mayını, kıyıya paralel olarak, 4.5 metre derinliğe döşedi.
-Karadaki Türk topçusu toplam bin 900 mermi ile donanmaya karşılık verirken, donanma sadece Dardanos bataryasına.4 bin mermi atabiliyordu.
-Çanakkale savaşı yaklaşık bir yıl sürdü. Her iki tarafın toplam kaybı, 500 bin.Kara savaşları sırasında karşılıklı hücumlar yapıyorken, on milyonda bir ihtimal olan mermilerin havada çarpışması vuku buldu. Kara savaşlarının en şiddetli anında yere düşen mermi sayısı bin 500, metrekareye düşen mermi sayısı ise 6 bin.
-19 Mayıs'ta, Anzakların attığı 948 bin mermi, 10 bin Türk askerini şehit etti.
(Çanakkale Destanı-İsmail Bilgin/Timaş 2006)

RUHUNUZ ŞAD OLSUN !!!

15 Mart 2007 Perşembe

"Sınırlar Arasında-Banu Avar"- İSVEÇ'İN NOBELİ

Nobel ödülünün gizli gerçekleri..
Nobel ödülünün ipliğini pazara çıkardığı için, Sabah ombudsmanı Yavuz Baydar, Milliyet gazetesi, NTVMSNC ve Habertürk internet siteleri tarafından adeta linç edilmek istenen, Banu Avar'ın son programı.





Orhan Pamuk'un ve İsveç'in Nobel ödülünün ipliğini pazara çıkardığı için, Sabah, Milliyet gazetesi, NTVMSNC ve Habertürk gazeteleri ve internet siteleri, sözde aydınlar, tarafından adeta linç edilmek istenen Banu Avar'ın programı Sırılar Arasında. İbretlik bir kayıt!

Haber alıntıdır.. heddam.com

Uzun zaman önce ekleyecektim ama yaşanan sorunlardan ancak bugüne kısmet oldu :(

6 Mart 2007 Salı

ATATÜRK 'e hakaret videosu yeniden yayında...

Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik hakaretler içeren video geçtiğimiz hafta yayından kaldırıldığı YouTube'da yeniden yayına alındı. Ender TÜRKKAN/İZMİR, (DHA)

"Stavreatos" nickli bir Yunanlının yolladığı video geçtiğimiz hafta Türk halkının yoğun tepkisi üzerine kaldırılmış ve Yunanlı kullanıcının üyeliğine son verilmişti. Ancak "Stavraetos212007" nicki ile siteye yeniden giriş yapan Yunanlı aynı videonun daha da yoğun hakaret içeren şeklini yeniden yayına aldı.

İnternetteki video paylaşım sitesi YouTube, büyük bir rezilliğe aracılık ediyor. Siteye Yunanlı bir fanatiğin ismi olduğu sanılan ‘Stavraetos’ koduyla eklenen videoda, Atatürk'e ve Türk milletine küfürler ediliyor. Animasyon yoluyla, fotoğrafına ruj ve allık sürülen Atatürk'ün ağzından çok çirkin sözlere yer veriliyor.

İngilizce video, ‘Merhaba ben Kemal’ diye başlıyor, devamında Atatürk'ün animasyon görüntüsüyle ağır sözler yer alıyor. 3 Mart Cumartesi gününün ilk saatlerinde yayına konulan 33 saniyelik görüntü, binlerce tepkiye karşın yayından kaldırılmıyor.

Daha önce ABD Başkanı Bush ile ilgili çok basit ve sıradan bir animasyona sansür uygulayan, ünlü futbolcu Ronaldo'nun eski eşi Daniella Cicarelli'nin görüntülerini de dava üzerine yayından kaldıran YouTube, bir milleti ve onun liderini aşağılayan görüntüleri yayınlamaktan kaçınmadı.

Sitenin iletişim adresi olan ‘www.youtube.com/contact’a videonun yayından kaldırılması için İngilizce istekte bulundu. YouTube yöneticileri, bu çağrılara kayıtsız kalıp, videoyu yayından kaldırmadı. Binlerce kişi YouTube'a şu metnin İngilizce'sini gönderdi:

"Yayınlamakta olduğunuz bu videolar Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk'e ağır hakaret ve küfürler içermektedir. Ayrıca Türk milleti ciddi bir şekilde aşağılamaktadır. Bu nedenle sizi kınıyor ve videoların bir an evvel yayından kaldırılmasını istiyoruz."

METNİN İNGİLİZCESİ

"YouTube administrators, The videos you have been still broadcasting contain contemptuous and insulting claims about Mustafa Kemal Ataturk the founder of the Turkish Republic. Also, Turkish nation has been seriously insulted in this still broadcasting video. Because of these reasons, We do condemn you and ask you to stop broadcasting these videos as soon as possible."

Milliyet gazetesinden alıntıdır..>>>

8 Ocak 2007 Pazartesi

HADİ HADİ ÇABUK OLUN !!!

Aşağıdaki linki tıkladığımızda karşımıza EN ÇOK SEVİLEN ÜLKE ANKETİ çıkacak...

Hadi bakalım, Ülkemiz 3.sırada...

Desteğinize ihtiyacı var......

http://www.thevotenation.com

14 Haziran 2006 Çarşamba

PROTESTO - TARİHİMİZE&MİLLİ DEĞERLERİMİZE SAYGI


AB UYUM YASALARI GEREĞİNCE DEVLET DAİRELERİNDEN VE OKULLARDAN ATATÜRK RESİMLERİNİN KALDIRILMASINI PROTESTO EDİYORUZ !!!