21 Ekim 2007 Pazar

SEVGİ DOLU YUVA ARIYORUZ!!!












Yavrularımız büyüyor .. Sütten kesilmelerine az kaldı..

Onlara sıcacık,sevgi dolu birer yuva arıyoruz.. Bu zamanlarını kaçırmamanız lazım:)

Yaramaz, muzur, en muhteşem dönemleri..




Herbiride annesinden bi özellik almış..

*Siyah-Beyaz olan Bıyıklı.. 3 beneği var dudak çevresinde:)

Arka ayakları üzerinde durup kardeşlerinin üzerine atlamaya bayılıyor.. En canayakını en korkusuzu..

*Çizgili-Beyaz; uysal ama güçlü..

Kendinden emin ve tedbirli :)

*Simsiyah olan Kömür..

Sakin,uysal,sessiz.

Hepside acaip oyuncu ve sevecen..

Bu güzel yavrucaklara kucak açmak istemezmisiniz?

5 Eylül 2007 Çarşamba

DOĞUM ZAMANI

Kızım benim.. Herşeyim..

Bu şehre gelişimizden sonra olan en güzel olay yaşandı bu gecesayende..
Kızım yaşattı bunu bize..


Tamda bahçemize hamile olduğunu yazma fırsatını bulup yayınlarken sancıları tuttu..

Anlayamadık önce ve bişiler ters gidiyor sandık,korktuk .. Bilmiyoruzki haliyle tam gününü, zamanını belirleyemiyoruz..

Kedilerin doğum zamanı sakin ortam aradıklarını, kişilerden uzaklaştıklarını,yalnız kalmak istediklerini okumuştum çoğu yerde..

Çilek doğum sancıları başlar başlamaz soluğu yanımda aldı:) yattık yere beraber doğuma hazırlandık.

Eee kızımda benim gibi normal değil tabi ..

Koydu kafasını koluma başladık beklemeye..

4,5 saatlik sancılı bekleyişten sonra,bebek göründü ama ters geliyordu :(

ben öldü kesin dedim( çok bilirim ya..) bi ara paniklemiş halde dolanırken Çilek 'in ağzında bişi gördüm; "öldü ve yemeye götürüyor" diye feryat figan :)))

Göbek bağını koparmaya yuvasına götürüyormuş .. panicmania durumları bendeki ..

İlk bebeğimizin göbek bağı kesildi ve temizlendi.. İşte üst resimdeki fare ilk bebeğimiz..

Sonrasındaki doğumları beklerken ben uyuyakalmışım ev halkı doğumun bitimini sabırsızlıkla sabaha kadar beklemişler...

İlk doğan bebeğimiz ve annesi 21. saatlerindeler..

Aile saadeti diye buna derim ben.

3 Tane bebeğimiz oldu..

Teşekkürler Çilek bize bu güzel anları ve yavruları verdiğin için..

teşekkürler Hülya teyze ve Çiğdem, Çilek'i bize gönderdiğiniz için..

5 Nisan 2007 Perşembe

La Marche de L’Empereur - İmparator'un Yolculuğu

Muhteşem bir Belgesel-Film..
2006 En iyi Belgesel Oscar Ödülünü aldı..
Amerika'da hasılat Rekoru kırdı..

Hayretler içinde tv'de 2 defa izledikten sonra vcd'si bir Böcek'ten hediye geldi :) .. Teşekkür ederim..

Sizlerede videoları izlemenizi ve akabinde vcd yada dvd sini edinmenizi şiddetle tavsiye ederim..

Sevgi, aile, aşk ne demek birde onlardan görün derim..

Bir türün devamı için ne zorluklara katlandığını öyle güzel görüntüleyip , muhteşem bir eser haline getirmiş.. Tüm zorluklara aşk ile zevgiyle nasıl göğüs gerdiklerini görmeniz lazım..

Luc Jacquet imzalı “İmparatorun Yolculuğu - La Marche de L’Empereur” cesaret, aşk ve hayatta kalma savaşının inanılmaz hikayesini anlatıyor.
Film, hâlen gizemi devam eden İmparator Penguenler’in yaşamlarını ve kendi türünün hayatta kalma mücadelesini olağanüstü görsellikte anlatıyor.

Vahşi yaşam belgeselleri ile ün yapan ödüllü belgeselci, fotoğrafçı ve kameraman Luc Jacquet, Antarktika’nın acımasız buz çöllerinde, dünyanın barınılması en imkansız bölgesinde İmparator Penguenler’in peşine düşüyor…

Bir erkek, bir kadın ve bir çocuk oyuncunun seslendirdiği penguenler, okyanusun içinde adlarına yakışır bir yaşama sahipken, üreme mevsiminde karaya çıktıkları zaman zorluklarla karşı karşıya kalıyor ve beceriksizce yürüyen koca bir kuş oluveriyorlar. Bu asil penguen türünün büyük bir ustalıkla hareket edebildiği buzlu suları, açlık ve sefalet pahasına terk etmesinin ise tek bir nedeni var: Tüm canlıların en büyük amacı, yani, kendi türünün devamı...


İMPARATOR KOLONİSİ
Dünyadaki 40’a yakın İmparator kolonisinden ancak 4 koloni üzerinde araştırma yapılabildi. Bağımsız bir keşif seferi yapılmadan sadece bir tanesi ulaşılabilir durumdaydı. Bu, Adelie’deki Fransız bilim merkezi Dumont d’Urville’e birkaç yüz metre uzaklıkta yaşayan Geological Headland Archipelago kolonisiydi…

İMPARATORLARIN YOLCULUĞU ...
Milyarlarca yıl her kış, Antarktika’nın acımasız buz çöllerinde, dünyanın barınılması en imkansız bölgesinde gerçekten olağanüstü bir yolculuk gerçekleşiyor... Binlerce İmparator Penguen, güvende oldukları derin mavi okyanustaki evlerini terk ediyorlar. Donmuş karaya tırmanarak, kıtanın iç tarafındaki ıssız bölgeye doğru yola çıkıyorlar...


Antarktika’nın o bölgesi; çok soğuk, çok uzak ve bir canlının yaşaması için imkansız bir yer… Tek sıra halinde bu bölgeye ulaşmak için yürümeye başlarlar. Şiddetli tipiden önlerini görmekte zorlanarak, saatte 250 km esen fırtına ile mücadele ediyorlar... İmparator Penguen, üremenin, soyunun hayatta kalmasının o müthiş içgüdüsü ile cesareti ve kararlığı ile yılmadan yoluna devam eder…

Geleneksel yavrulama alanlarına her zaman yanılmadan ulaşırlar. Coşkulandırıcı kendilerine özgü seslerinin eşliğinde anlaşılması güç, karmaşık dansları ve zarif hareketleri ile ritüel kurlarını yaparlar. Sonunda, tek eşli olan İmparator penguen, eşini bulur ve birleşir… Günler kısalır ve hava şartları giderek sertleşir.

Başarı ile tamamlanan çiftleşmenin sonrasında, yumurta üretmek dişi penguenin vücudundaki besin deposunun tamamına yakınını tüketmiştir. Bu kaybını telafi etmek için hemen yiyecek bulmaya okyanusa geri dönmelidir. Dişiler balık dolu denizlere doğru 200 km’lik bir yolculuk yaparlar. Bu yüzden kuluçkaya erkek İmparator Penguen yatar.

Yolculuk tehlikeli ve yırtıcı deniz aslanlarının tehdidi altındadır. Erkek İmparatorlar, dişilerinin gidişinden sonra bebek penguen çıkana kadar değerli yumurtaları pençelerinin arasında saklayarak korurlar. Kış ilerledikçe çok şiddetli tipiler başlar, rüzgar saatte 120-160 km hızla eser. -40°C’lik soğuklara ve kutupların korkunç kışına dayanarak, erkekler yumurtalarla beraber ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalırlar.


Erkek İmparator beslenmeden, itina ile yumurtaları korurlar ve 4 ayın sonunda yumurtlar çatlar. Bebek İmparator yumurtasından yeni beyaz dünyasına çıktıktan sonra, en fazla 48 saat kendisindeki yiyecek rezervinden beslenerek dayanır. Eğer anne İmparator okyanustan yemekle dönmekte geç kalırsa, yeni doğan ölür.İşte tam bu kritik günlerde dişiler görünür. Dişiler döndüklerinde seslenmeye başlarlar ve erkekler de onlara karşılık verir. Eşler birbirlerini çiftleşme sırasında öğrendikleri seslerinden tanırlar.

Aileler tekrar biraraya geldiklerinde, görevler tersine işler. Anneler yeni doğanlarla beraber kalırken, eşleri beslenmeleri gerektiğinden hemen okyanusa dönerler. Yetişkinler balık avlarken, bebek penguenler her zaman var olan yırtıcı dev denizkuşlarının tehdidi altındadır.

Havalar ısınırken, kalın buz tabakası sonunda kırılmaya ve erimeye başlar. Bebek İmparator Antarktika’nın derin mavi sularına tereddütle gerçekleştirdikleri ilk dalışlarından sonra yetişkinler zorlu yolculuklarına devam ederler.

İmparatorun Yolculuğu La Marche de L’Empereur / Journey of The Emperor
Yönetmen: Luc Jacquet
Senaryo: Michel Fessler, Luc Jacquet
Görüntü Yönetmeni: Laurent Chalet, Jérôme Maison
Kurgu: Sabine Emiliani
Müzik: Emilie Simon
Yapımcı: Yves Darondeau, Christophe Lioud
Yapım: 2004, Fransa
Tür: BelgeselSüre: 85 dk.
Dağıtımcı: Chantier
Web Sitesi: www.luc-jacquet.com

7 Ocak 2007 Pazar

ÇOK ACİL!!!

Adı Tıstıs.
4 yaşında. Bir gözü görmüyor.
Asıl annesi bilinmez niye, istemedi onu. Şanslıydı ama, dünya iyisi bir insanın evinde 4 mutlu yıl geçirdi ta ki bir sabah aniden, allah baba, bir kalp krizi bahanesiyle o insanı yanına alana kadar.
Şimdi bir kez daha öksüz, bir kez daha yetim, bir kez daha yalnız. 5 haftadır sahibinin bırakıp gittiği apartman dairesinde.
5 haftadır tek başına. 5 haftadır sahibini bekliyor. Bilmiyor ki giden bir daha dönmeyecek.
Akşamları hep ağlıyor.
Yakın akrabaları yanlarına alamıyorlar onu, birinin bebeği, birinin köpeği, birinin de kuşu var. Yardım bekliyor Tıstıs, en az eski yuvası kadar sıcak, eski yuvası kadar sevecen bir yuva bulması gerekiyor ki onu bırakıp gitmek zorunda kalan sahibi de rahat edebilsin artık yeni yerinde.

ISTANBUL Erhan Kayaalp kayaalperhan@yahoo.com 0-532-7663318

20 Aralık 2006 Çarşamba

KLİP GÜZELİ ...

Çember.net sitesi forumunda gördüm bayıldım.. Muhteşem olmuş. Pisi de çok güzel...
İzleyi gözünüz gölünüz açılsın, belki birilerinin içinde sevgi uyandırır ve bir kedi daha sıcak bir yuva sahibi olur... Kimbilir...


Klip'in başrol oyuncusunun hikayesi oldukça dramatik. Bir otoban'dan karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, bir hayvan sever tarafından son anda ezilmekten kurtarılmış. Malasef yanında ki kardeşini kurtaramışlar. Sonrada kurtarıcısı tarafından bakımı yapılıp , korumaya alınmış. Şansı yaşamı boyunca bol olsun devam etsin, klip çekilecek kadar güzel olan bu yavrunun.
Bu arada "Klip güzeli"miz sahiplendirilmiş. Onu kurtaran ve onun için klip hazırlayacak kadar değer veren kişi herhalde böyle sonuçlanmasından mutlu olmuştur.. Umarım bundan sonraki yaşamında güzel günler onu bekliyordur.

Unutmayın Çilek hanım'da sokaktan geldi ve girdi hayatımıza; ama dünyanın en cins kedilerinden farksız! Huyları,tavırları,yemek alışkanlıkları, bize karşı ilgisi,sevgisi ...

Ne olur onları sokaklarda bırakmayalım.. Sizi bekliyorlar... Her eve bir kediş...

19 Temmuz 2006 Çarşamba

SARI ŞEKER'E YUVA ARANIYOR !!!

Maşallah... O kadar güzel ki herkesin ruyalarını süsleyebilecek derecede :)) Mutlaka içinizden biri ona sahip olmak ister değil mi :))
Dünya güzeli sarı şekere, Yuvasını onunla paylaşacak bir aile arıyoruz. Yaklaşık 4 aylık. Erkek. Aşıları, parazit tedavisi var. Acaip akıllı veoyuncu.
0 533 529 16 51

19 Haziran 2006 Pazartesi

SEÇ BEĞEN AL BU KEDİCİKLERİN HEPSİ MUHTEŞEM

Akşamları yalnız kalması sorun olmayacak olsa ben alırdım onu fabrikaya :(... Evdede Çilek Hanımla anlaşma sorunu olursa üzülürüm.... Offf yazık ama yaa bu ilanla ilgilenen çıksa bari :(

17 Haziran 2006 Cumartesi

Çilek Hanım'ın İlk Fotoğrafları ...


Dün Çiğdem ablamız bize bir süpriz yaptı ve kızımın çekilen ilk fotoğraflarını gönderdi ...
Bu fotoğraf çekildiğinde sağ arka ayağı rahatsızmış ve yürürken zorlanıyormuş... bana geldiğindede yalpalıyordu... Kırık varmış ve kemik kaynarken sanırım problem olmuş :( .. Düzelmez demiş İstanbul'daki vet.i ama burdaki vet.imiz Zafer bey tavşan ayaklık gibi bişi oluştuğunu söyledi ve uzun ve ağır bi tedaviye başlayacaktık aşıları tamamlanınca.. Ama son aşısını olmaya gittiğimizde gelişme gösterdiğini gördü , oda hayrete düştü ve hepberaber sevindik tabii... Kendi yaptığı gerinme hareketleri ile birde eline gezirdiği çorap yastık gibi şeyleri ön patileriyle tutup arka patileriyle tekmeler gibi hareketler yapıyordu,meğer bu hareket tedavi etmiş... İçgüdüsel bişi :)) ... Şimdi kızım çok sağlıklı ayağındaki rahatsızlık incelenince yakından farkediliyor ama onun hareketlerini kesinlikle kısıtlamıyor... Hiç ihtimal vermediğimiz yerlere tırmanıp zıplıyor.. Canavar benim kızım ...

16 Haziran 2006 Cuma

Kaplan ve Domuzcuklar...



Enteresan :)...
Kaplan domuz yavrularına annelik yapıyor...
Üye olduğum ama ilgilenemediğim koşulsuz sevgi grubundan alıntıdır...

15 Haziran 2006 Perşembe

SOKAKTA AŞK ....



Onlar bilem aşkı yaşarken , ben....
Ama bu haksızlık değilmiii ... :(

12 Haziran 2006 Pazartesi

ACİL YUVA - BRITISH SHORTHAIR

Ama bu kedişde çok şeker :( isteyen yokmu ....

BU KADAR KÜÇÜKMÜ BU İNSANLAR !!!

Merhaba, Bir arkadaşımız sabah bir poşet içinde gözleri açılmamış 6 kedi yavrusu bulmuş. İlk bakımları kitty milk ile yapılacak ama 6 sının birden bakımı olanaksız, evde bir de köpek var. Bu nedenle acil olarak süt anne aramaktayız. Pangaltı' da Metro durağına yakın oturuyor arkadaşımız. O civarda ya da degil emziren kedi bilenlerin beril.sozmen@itu.edu.tr adresinden Beril'e ulaşmalarını rica ederim. Maili ilgileneceğini düşündüğünüz gruplara ve kişilere de aktarımını yaparsanız seviniriz.
" Günaydın!
The Verve'in bir şarkısında geçer hani, "Like a cat in a bag, waiting to drown...", Batı Avrupa'da yavru kedilerle baş etmenin geleneksel yöntemi, hepsini bir torbaya doldurup suya atmak. Bizimkiler de AB uyum süreci içersinde benzer yöntemler geliştirmeye başlamış olacaklar ki, sabah Efe'yi gezdirirken ve çöp atacak yer ararken, köşeye bırakılmış bir çöp torbasına yöneldim, kendi çöpümü de onun içine atayım diye. Ama torbayı araladığımda içinde renk renk 6 tane yavru kedi buldum. Kedilerin gelişme süreçlerini pek iyi bilmediğimden, tam olarak kaç haftalık olduklarını kestiremiyorum, gözleri kapalı, ya da açılmak üzere diyelim. Geldiklerinden beri uyudukları icin anlayamadım. Çok küçükler daha. 2-3 hafta diye tahmin ediyorum.
Bir üstün insan bunları alıp siyah çöp torbasına doldurup sokakta bir köşeye bırakmış. Anneleri evin kedisidir herhalde, bunlar da geçecek ilk çöp kamyonuyla halledilecek birer küçük sorun.
Çok kızdığım bir yana, yedimizin de yardıma ihtiyacı var. Aranizdan birer ikişer tane alacak çıksa bile (ki Nilay gibi kedi düşünenler vardı diye hatırlıyorum ya da bahçesi olanlarınız da var) şu ilk aşamada, uyandıkları zaman emzirecek, popolarını yalayan anne kedi gerekecek bu altı veledi ne yapacagiz? Profesyonel bakım gerekir bunlara...
Demin gördüm, birinin göbek bağı duruyor daha.
İnsanların, evrimin sistem hatası olduğunu düşünen, çok kızgın...
Beril..."

1 Haziran 2006 Perşembe

Pamuk Prensese Sıcak Bir Yuva



Ekteki pamuk prenses çok çok acil yuva arıyor. Lütfen yardım edermisiniz yuva bulmamıza! Öyle masum ve güzel ki :(((

24 Mayıs 2006 Çarşamba

Yavru Köpekler....

Çilek Hanım'ın dostları :(



Daha minicikler sayıları yaklaşık 14 ü buldu
Lütfen hiç olmazsa bir kısmını kurtarmamıza yardım edin

Nusret Topuzoğlu
tali@isbank.net.tr
0542 271 67 83
0216 457 00 70
İstanbul

ACİL YUVA ARANIYOR !!!

Çilek Hanım'ın dostları :(

Pofuduk hala yuva bulamamış :( bu blogdada pek ilgi göremedi ama biz Çilek Hanım ile tekrar yayınlayıp şansımızı denemeye karar verdik...






Belki bu köftişleri aranızda yemek isteyen olur ya da "ben tokum ama arkadaşıma ikram etmek isterim" diyen olur diye gönderiyorum :))

Yardımcı olursanız yuva bulmalarına çok mutlu oluruz :))

NOT: İLETİŞİM BİLGİLERİ AFİŞLERİN ÜZERİNDE BULUNMAKTADIR !!!

19 Mayıs 2006 Cuma

Cennette Bir Süt Kutusu Kadar Yeriniz Olsun!!!



Bebekler 3 nisan 2006 da doğdular. Su anda birbirleriyle güresmekle meşguller. Lütfen sadece fotoğraflara bakmayın, evlerini bulmaları icin yardım edin. Cennette bir süt kutusu kadar yeriniz olsun :) not: bu mail 11 mayıs tarihinde yollanmistir. telefonumuz 0212 2437187 Yucel ya da Belgin ile iletişime geçebilirsiniz. hepinize sevgiler

12 Mayıs 2006 Cuma

BU MİNİK SENİ BEKLİYOR !!!

Çilek Hanım'ın dostları ...


Bana Çilek hanımı gönderen Hülya teyzemiz mail göndermiş.. Bende bi duyurayım istedim...Çok şirin bir kedicik..Sokaklara dönmek için çok küçük:(..
Bloggerlarımız duyarlıdır biliyoruum :) kim istiyoru bu miniği...
Çilekcim bize taa İstanbulun sokaklarından geldi :) iyiki gönderdin Hülya teyzem sağolasın...
Evcil sahibi olmak istiyorsanız illaki cins olup belli bi ırkamı sahip olması gerekli?!Bunu hiç bir zaman anlayamadım!Önemli olan sıcaklığı,dostluğu değilmiki ?!
CAN YOLDAŞINIZ BURDA :)

26 Mart 2006 Pazar

merhaba...

selam size güzel insanlar... ben henüz 6 aylık genç bir kediyim... cinsimmi :)) oda neymiş , çokmu önemliymiş... bilmek isteyene ben bir sokak kedisiyim :P