10 Nisan 2007 Salı

Hayat Yolunda _ Taha Akyol

Lise yıllarımda okuduğum bir kitap..
Şuanki düşüncelerimin oluşmasında, yaşamımı şekillendirmemde büyük etkisi olmuştu.
Özellikle gençlere tavsiye ediyorum ama herkezin okuması gerekli diye düşünüyorum.

Akyol kitabının ilk bölümünde gençlere "Size ideolojik telkinde bulunmak gibi bir niyetim yok," diyor. Tecrübelerini aktarıyor ve nasıl kaliteli insan olunacağını anlatmaya başlıyor. Kitabı açar açmaz böyle bir cümleyle karşılaşan genç neler düşünür merak ettik.

Akyol gençlerin kendilerini kaba duyguların ifadesi ve yontulmamış iç güdülerin patlaması düzeyindeki bir "izm"e kaptırabileceklerini söylüyor ve sonlarının hüsran olacağı konusunda gençleri uyarıyor. Onlara böyle bir "izm"e kapılır mısınız, diye sorduk.

"Benim izm'im iyidir"i bırak diye devam ediyor kitaba Taha Akyol. Gençlere tutucu olmamaları yolunda öğütler veriyor ve gençliğe bugünün tehlikelerinin sık dokulu mistik gruplar ve ideolojik örgütler olduğunu söylüyor. Biz de gençlere izmlerinde ne kadar ısrarcı olduklarını ve günümüzün tehlike kaynaklarını sorduk.

Akyol bir kara büyüden bahsediyor. Genci ölüme sürükleyen bir kara büyü bu. Yazar dava uğruna yaşamın değil de ölümün seçilmesinin nedeninin ölümseverlik mi, mazohist bir psikoloji mi olduğunu anlamaya çalışıyor. Gençlere sorduk: Dava uğruna ölünmeli mi?

Yazar sağda ve solda radikalleşen bir gençlikten ve onların ortak yanlarından söz ediyor, gençlere sık dokulu topluluklardan kopmanın zihindeki fikirlerin düzeltilmesinden daha zor olduğunu söylüyor. Gençlerin cevabı ne?

Akyol kitabında yalnızca ideolojik konulardan bahsetmiyor. Örneğin, kayınvalide ve kayınpederlere artık çocuğunuzun sahibi değilsiniz, eşler birbirinin sahibidir diyor. Gençlerle sahiplenmek kavramını ve evliliğin insanların özgürlüğünü kısıtlayıp kısıtlamadığını da konuştuk. Söz şimdi gençlerde...
1936 yılında Yozgat’ta doğan Taha Akyol, ilk ve ortaöğrenimini Yozgat’ta tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra memleketine dönüp bir süre serbest avukat olarak çalıştı. Daha sonra Ankara’ya gelen Taha Akyol, "Hergün" gazetesinde yönetici ve araştırmacı olarak görev aldı. "Tercüman" gazetesinde genel yayın müdürü ve yazar olarak çalıştı. Taha Akyol, günümüzde "Milliyet" gazetesinde köşe yazarlığını sürdürürken CNN Türk’ün de genel müdürlüğünü yapıyor.

5 Nisan 2007 Perşembe

ZAHİR _ Paulo Coelho

"Seni kendimden bile daha çok seviyorum." Eğer bunu söyleyebilirsem kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim, çünkü bu aşk beni rehin aldı.

Ünlü, başarılı, zengin bir yazarın savaş muhabirliği yapan karısı Esther bir gün ansızın ortadan kaybolur. Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir? Çok sevdiği karısını bulmak için yanıp tutuşan yazar, Esther’in en son birlikte görüldüğü Kazak genci Mikhail’le birlikte Fransa’dan İspanya’ya, Hırvatistan’dan Orta Asya steplerine uzanan bir yolculukta bulur kendini. Bu büyülü yolculuk giderek bir ‘iç yolculuğa’ dönüşecek, yazar yazgının gücü ve aşkın doğasını yeniden keşfedecek, yaşamına yeni değerler biçecektir... Günümüzün en çok okunan yazarlarından Paulo Coelho, daha önce yayınladığımız Simyacı, On Bir Dakika, Veronika Ölmek İstiyor gibi romanlarından sonra Zâhir’de de, okurlarını bir ruh yolculuğuna çıkarıyor. Zâhir’i okuduğunuzda, kendinizi daha derinden tanıyacaksınız.

Zevkle çabucacık okuduğum kitaplardan.. Ben aynını yapabilirmiydim bilmiyorum ama beni bu konuda düşündürdü bu bir gerçek.
"Sevdiğin için ne yapabilir, neleri göze alabilirsin ?"

Önce bunun cevabını bulmak lazım.

1 Nisan 2007 Pazar

Armagedon - Aydoğan Vatandaş

Türkiye-İsrail Gizli Savaşı

"Bu kitap Türkiye' nin gizli ve fakat gerçek tarihidir. Körfez Savaşı'ndan, Çekiç Güç' e, Kürt Devleti projesinden Susurluk' a ,
Uğur Mumcu suikastinden Eşref Bitlis cinayetine, Muavenet olayından ordu içindeki yapılanmaya değin gizli kalmış birçok olay, bambaşka bir üslupla, tüm belgeleriyle birlikte yeniden ele alındı.

Okurken irkileceğiniz bu kitabı asla unutamayacaksınız.."

Arka kapaktan alıntıdır ..

Ben hayretle okudum. Kitabın arkasında belge fotokopileri de eklenmiş. Şayet doğru ise halimiz vahim diyebiliyorum ancak :(

Ölerek Yaşıyorum - Haldun Hürel

3 Hürel kardeşlerden, Haldun Hürel 'in eseri..

"Bu kitabın arka kapak yazısı yazılamadı. Yazılamazdı... Çünki yazı 536 sayfa olmak zorundaydı." diyor kitabın arkasında.. ( bu zorunluluğun nedenini hatırlayamadım kitabı okuyalı 2,5 yıl oldu)

Yaşanmış tarih üzerine kurgulanmış bir kitap.. Sürükleyici ben severek okudum..

Geçmişte .. şimdiki zamanda .. ve gelecekte.. süren bir aşk hikayesi...

Halikarnas M.S. 2095 - M.Ö. 334 arasında yaşanan..

Haldun Hürel
1949 yılında Trabzonda doğdu. DGSA seramik bölümünü bitirdi. Sanat tarihi ve İstanbul araştırmacısı olan Haldun Hürel ,aynı zamanda ressam ve Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde de öğretim görevlisi.
Efsanevi 3 Hürel grubunda vurmalı çalgılar çalıyor..
"Ölerek Yaşıyorum" , yaşamının her anı sanatla dolu olan Haldun Hürel' in ilk kitabı..

15 Mart 2007 Perşembe

"Sınırlar Arasında-Banu Avar"- İSVEÇ'İN NOBELİ

Nobel ödülünün gizli gerçekleri..
Nobel ödülünün ipliğini pazara çıkardığı için, Sabah ombudsmanı Yavuz Baydar, Milliyet gazetesi, NTVMSNC ve Habertürk internet siteleri tarafından adeta linç edilmek istenen, Banu Avar'ın son programı.





Orhan Pamuk'un ve İsveç'in Nobel ödülünün ipliğini pazara çıkardığı için, Sabah, Milliyet gazetesi, NTVMSNC ve Habertürk gazeteleri ve internet siteleri, sözde aydınlar, tarafından adeta linç edilmek istenen Banu Avar'ın programı Sırılar Arasında. İbretlik bir kayıt!

Haber alıntıdır.. heddam.com

Uzun zaman önce ekleyecektim ama yaşanan sorunlardan ancak bugüne kısmet oldu :(

14 Mart 2007 Çarşamba

Güçlü Kadınlar..

Aylin Kotil Sarıgül'ün, Sabah gazetesinde yayınlanan yazılarından sadece biri..
Sabah gazetesindeki yazılarını "Benim İçin Ateş Yakar mısın?" adlı kitapta toplamış. Bu yazı da kitaba aktarılanlardan..

Biz güçlü kadınların kaderini,yaşamını ne güzel de anlatmış..
Neden güçlüyüz diye yalnız kalmak zorundayız.. Neden bu ortak kader?

11 Temmuz 2006 Salı

NASIL KAFA SAYISI KADAR DÜŞÜNCE ÇEŞİDİ VARSA ,
KALP SAYISI KADARDA SEVGİ ÇEŞİDİ VARDIR !!!
TOLSTOY

POZİTİF YAŞAMAK & MUTLU OLMAK

Sabah sol gözümde bir ağrı ve biraz kanla uyandım. Öğleden sonra soluğu doktorda aldım. Dünya tatlısı bir doktor. İlk bakışta çözdü derdimi.
"Direnç kaybına bağlı iltihaplanma..." , "Sorun gözünde değil aslında..." dedi doktorum.
".... baktığın yerde .....Hep karanlığa bakmaktan Feri sönmüş gözlerinin. Yılgın düşmüşsün. Yorgunluk mikrobu, seni gözünden vurmuş". Bu teşhisin ardından öyle bir reçete yazdı ki dostlar basına:
"Pozitif düşüneceksin. Hayata sımsıkı sarılacaksın. İşinden kafanı kaldırıp sevdiklerinle vakit geçireceksin. Kendine yeni heyecanlar yarat. Sev, ki hücrelerin yenilensin. Sana enerji vermeyecek hiç kimseyle de birlikte olma..."
CAN DÜNDAR

17 Mayıs 2006 Çarşamba

Türkçe Vuruşarak Çekilirken


Ece'm in tavsiyesi... Bende aldım sayılır ;)
Tüm üçüncü dünya ülkelerinde oynanan oyun, şimdi de Türkiye'de sahneleniyor. Türk genci, Türkçe düşünemez, dolayısıyla yazamaz, hatta konuşamaz duruma sürüklenmeye çalışıyor. Bunu amaçlayan Batı, entel takımımız'ı çoktan ele geçirdi. Onlar, aynı zamanda toplumsal iletişimde köşe başlarını tutmuş, yerli kültür köleleri. Türkçedeki yozlaşmaya da elebaşlık ediyorlar.

Elinizdeki kitap , Şefik Sezer Seçkin'in dil konusundaki yarım yüz yıllık tecrübesiyle kaleme aldığı şu ana öğelerden oluşuyor.

Dilimizde sokuşturulan ve ne yazık ki günümüzde yaygın olarak benimsenen yabancı kelimelerin, mutlaka öğrenilmesi gereken Türkçe karşılıkları

Kültür Köleleri'ne karşı "Özgür Türk" Küçük Sözlük'ü
Dünya küçülürken Türk'ün dışa açılan penceresi büyüyor. Daha da büyüyecek. Öncelikle medya çalışanlarımız olmak üzere hepimiz için önemli bir kılavuz

23 Avrupa Dilindeki İsimlerin Doğru Okunuşu ve Yazılış Şifreleri
Batı ülkesi insanlarıyla daha iyi iletişim kurmak, dışarıda can sıkıcı, hatta komik duruma düşmemek için adımızı onların doğru okuyacağı biçimde nasıl yazabiliriz?

Türkçe İsimlerin Uluslararası Yazılışı
Bu özgün kitabın, medyamız için benzersiz bir kaynak eser olmasının yanı sıra, her Türk'ün zihninde bir dil bilinci ufku açacağına inanıyoruz.

-Mamografi hayat kurtarır.

17 Nisan 2006 Pazartesi

Paylaşımın Sesi !!!

GÜNAYDIIIIIN :)))
Mutlu,huzurlu,sağlıklı ve güzel bir hafta diliyorum herkese...
Geçen gün Konuşan Kitap adlı bir siteden bahsetmiştim.Blogları gezerken sayfasında aynı hafta aynı konuya yer veren bir arkadaşımızın sayfasını buldum :)) ve duyarlı insanların varlığını hissetmenin mutluluğunu yaşıyorum...
Melis diyorki ;
"BIR KITAP* SESLENDIRMEK...
merhaba arkadaşlar,
bana gelen bir mailden etkilenip şimdi kendimi odakladığım bir çalışmadan bahsedeceğim...
mail de yazanların bir kısmı şöyleydi;

''Size oyle bir gonullu faaliyet onerecegim ki, zaman ve mekandan bagimsiz olacak. Istediginiz zaman yapip istemediginizde ara vereceksiniz. Gunun her saati yapilabilecek. Tek basiniza, evinizde calisabilecek ve son derece faydali isler ortaya koyabileceksiniz. Tum ihtiyaciniz bir bilgisayar, bir mikrofon ve bir de kitap!''
maili okuduktan sonra hemen gruba kaydolma kararı verdim çünkü bu tam da benim aradığım bir şeydi... sitesini biraz vakit ayırıp gezerseniz ciddi bir çalışma olduğunu ve çok güzel işler başardığını göreceksiniz...

"Engeller kaldırılabilir.. Özürlülerin önünde engel olmayı reddediyorum" diyenler; kitaplar artık konuşuyor.Tek amacımız görme özürlülere kitap seslendirmek ve kendilerine ulaşmasına çaba sarf etmektir.http://www.seslikitapgonulluleri.com/
"

Bende bu projeye katılacağım,harika bir çalışma :)) zaten kitap okumuyormuyuz ?Okuduğunuzu kaydedin herkes faydalansın!!!


Sağlıcakla Kalın...
Isık ve sevgiyle...

13 Nisan 2006 Perşembe

BİR PAYLAŞIM !!!!

nette gezerken bulduğum bir site var... Konuşan Kitap.... süper bir site! tanıdığınız görme özürlü arkadaşlarımız için süper bir çalışma bence...
Birzamanlar eski Bakırköy Belediye Başkanı Dr.Ahmet Bahadırlı'nın yaptığı,benimde katılmamı istediği :( fakat üzülerek söylüyorumki katkıda bulunamadığım bir çalışmayı anımsattı bana... Dr.Ahmet Bey sadece tüm sorunlarda yardımcı olabileceği herkesin yanında olan fakat özellikle görme özürlü, zihinsel özürlü (her ne kadar bu özür tabirini sevmesemde şimdi yazacak başka bir tanım bulamadım :( özür diliyorum !) bireyler yardımcı olacak,onların hayatlarını ve eğitimlerini kolaylaştıracak çalışmalarda bulunuyordu... mesela görme engelliler için okullarına özel kulaklıklı kütüphane yaptırıyorlardı ve gönüllüler kasetlere kitapları okuyorlardı... bu aslıda çok güzel bir çalışmaydı...
Ben bu çalışmayı Afyona geldiğimde derneklere yardım kurumlarına okullara söylediğimde altında başka amaçlar aradılar ve kabul etmediler... Şimdi bu çalışmalar nerde kimler tarafından sürdürülüyor bilmiyorum,Dr. Ahmet Bey'e de ulaşamıyorum :( ....
Ama bu kurumlarda çalışan tanıdığınız birileri varsa bu site belki arkadaşlarımızın hayatlarına küçük bir renk katar...
Kitap okumayan yada okumaya vaktim yok diyenlerinde yararlanabileceği güzel bir paylaşım sitesi...

Teşekkürler...
Işık ve sevgiyle...

SOL AYAĞIM

Tekrar merhaba, ilk yazımda size 1 sene önce zevkle okuduğum bir kitaptan bahsedip,tavsiye edeceğim.
"SOL AYAĞIM" yazarı Christy Brown... Hayretler içinde okudum.Ve beyin felçli bi insanın yapabildiklerini gördükten sonra sağlıklı olupta hiç bişi yapmayan insanlara daha bir kızar oldum... Önemli olan zorluklar karşısında yılmadan çaba sarfederek hedefe ulaşmaya çalışmak diye düşünüyorum...Ve arka kapaktan alıntı yapıyorum.
Christy Brown 1932'de doğdu.Dublinli bir duvarcının 23 çocuğundan biriydi.Beyin felci kurbanı olduğu için konuşmasını ve hareketlerini kontrol edemiyordu;sol ayağı hariç...Bu onun resim yapmasını ve otobiyografisini yazmasını sağladı.Daha sonra,çok başarılı olan GÜNLERİN İÇİNDEN isinli otobiyografik romanını yazdı.Romanları PARLAK MESLEK,YAZ GÜNLERİNDE GÖLGE ve VAHŞİ ZAMBAKLAR olup,şiirlerinide TOPLU ŞİİRLER'de derlemiştir.Christy Brown 1981'de öldü...
Christy Brown beyin felçli doğdu.Fakat bu aciz,dili dışarı sarkan bebek,İrlanda edebiyatının devleri arasında yer alacak bir yazarın parlak hayal gücünü ve duyarlı aklını gizliyordu.
Bu Christy Brown'un kendi hikayesidir.Okumayı,yazmayı,resim yapmayı ve nihayet sol ayağının parmağı ile çocukluğunda verdiği mücadeleyi anlatıyor...
Bende bir dönem sol bacağımdan rahatsızlık yaşadığım için kitapyurdu nda gezinirken dikkatimi çekmişti ve almıştım; İYİKİ ALMIŞIM,OKUMANIZI DİLERİM...
Hatta şimdi araştırdığımda 1989 da filminin çekildiğinide farkettim ..