18 Mart 2007 Pazar

18 MART ..

Savaşın Sebep ve Sonuçları ;


18 Mart 1915'te düşmanın Büyük Taarruz'u sabah saat 11.00 de başladı. 18 büyük zırhlı, birçok muhrip ve denizaltı mevcut idi . Toplam 506 topa karşılık savunmada toplam 150 top vardı. Sonuç aynı gün 17:45 te alınmıştı. İki İngiliz, bir Fransız zırhlısı battı. Bir İngiliz, iki Fransız zırhlısı ağır yara aldı, üç gemi karaya oturdu. Kayıplarımız kırkdört şehit, yetmiş yaralı, sekiz top idi. Neticede, düşman boğazı denizden geçemeyeceğini anlamıştır. Avustralya'dan Kanada'ya kadar sömürgelerden toplanan askerler de savaşa sürülmüştür. Çok sayıda ANZAK(Australia and New Zealand Army Corp: Avustralya ve Yeni Zelanda askerleri)savaşa katılmıştır. 25 Nisan 1915 Çanakkale Savaşlarının en kanlı muharebeleri başlamıştır. Sabahın erken saatlerinde İngiliz ,Fransız ve ANZAK kara -deniz birlikleri, Seddülbahir ve Arıburnu'na, 70.000 kişi ile 109 harp gemisi, 308 taşıt gemisi desteğinde çıkarma yaptı. Aynı anda Fransız birlikleri Kumkale'ye yanıltıcı küçük bir çıkarma yaptılarsa da tutunamadılar. Arıburnu'na çıkan ve Conkbayırı'na doğru ilerleyen İngiliz birliklerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen karşıladı. Mayıs, Haziran, Temmuz ayları boyunca gögüs göğüse kanlı çarpışmalar oldu. 9 Ağustos ve 20 Ağustos'taki büyük saldırı ve geri püskürtülmeden sonra Çanakkale'yi karadan da geçemeyeceklerini anlayan İngiliz ve Fransızlar Kasım 1915'ten itibaren savaşı sona erdirmeye karar verdiler ve 9 Ocak 1916'da son düşman kuvvetleri de çekildi. Savaş boyunca 300.000 kadar İtilaf Devletlerinden, 250.000 kadar Türk askerinden kayıp oldu.


Güçlü bir devlet olan ve dünya dengelerini altüst eden Almanya'dan rahatsız olan İngiltere ve Fransa'nın, Birinci Dünya Savaşı'nda, Osmanlı Devleti'ne ait olan Çanakkale Boğazını ele geçirerek, müttefikleri Rusya'ya yardım götürmek ve İstanbul'u işgal ederek Osmanlı Devleti'ni savaş dışı bırakmak istemeleridir. Savaş 18 Mart 1915 tarihinde başlamıştır.


İngiltere ve Fransa ile Osmanlı ve Alman orduları arasında geçen ve iki taraftan toplam 500,000'den fazla insanın "kaybına" (ölüm, firar, esir, sakatlanma ve hastalıklar) neden olan savaşın ardından İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı'nı geçememiş, İstanbul'u işgal edememiş, Rusya'da zorda kalan çarlık rejimi devrilmiş ve I. Dünya Savaşı 2 yıl uzamıştır.


Rakamlarla Çanakkale



-Çanakkale savaşları, 3 Kasım 1914 yılında ilk bombardımanla başladı, İngilizlerin Seddülbahir'den çekilip gitmeleriyle 9 Ocak 1916 tarihine kadar sürdü.
-18 Mart 1915 günü İtilaf Devletleri toplam irili ufaklı 231 gemi ve 1155 top ile harekete geçmişti. Sadece 18 zırhlıdaki top sayısı 712 idi.
-Türklerin boğazda toplam 13 tabyasında ise 230 adet topu vardı ve bunlardan ancak 82'si kullanılabildi
-44'ii hasar gürdü, 8'i kullanılamaz hale geldi.
-18 Mart'ın ilk saatlerinde, Nusret mayın gemisi, elde kalan son 26 mayını, kıyıya paralel olarak, 4.5 metre derinliğe döşedi.
-Karadaki Türk topçusu toplam bin 900 mermi ile donanmaya karşılık verirken, donanma sadece Dardanos bataryasına.4 bin mermi atabiliyordu.
-Çanakkale savaşı yaklaşık bir yıl sürdü. Her iki tarafın toplam kaybı, 500 bin.Kara savaşları sırasında karşılıklı hücumlar yapıyorken, on milyonda bir ihtimal olan mermilerin havada çarpışması vuku buldu. Kara savaşlarının en şiddetli anında yere düşen mermi sayısı bin 500, metrekareye düşen mermi sayısı ise 6 bin.
-19 Mayıs'ta, Anzakların attığı 948 bin mermi, 10 bin Türk askerini şehit etti.
(Çanakkale Destanı-İsmail Bilgin/Timaş 2006)

RUHUNUZ ŞAD OLSUN !!!

15 Mart 2007 Perşembe

"Sınırlar Arasında-Banu Avar"- İSVEÇ'İN NOBELİ

Nobel ödülünün gizli gerçekleri..
Nobel ödülünün ipliğini pazara çıkardığı için, Sabah ombudsmanı Yavuz Baydar, Milliyet gazetesi, NTVMSNC ve Habertürk internet siteleri tarafından adeta linç edilmek istenen, Banu Avar'ın son programı.





Orhan Pamuk'un ve İsveç'in Nobel ödülünün ipliğini pazara çıkardığı için, Sabah, Milliyet gazetesi, NTVMSNC ve Habertürk gazeteleri ve internet siteleri, sözde aydınlar, tarafından adeta linç edilmek istenen Banu Avar'ın programı Sırılar Arasında. İbretlik bir kayıt!

Haber alıntıdır.. heddam.com

Uzun zaman önce ekleyecektim ama yaşanan sorunlardan ancak bugüne kısmet oldu :(

14 Mart 2007 Çarşamba

Güçlü Kadınlar..

Aylin Kotil Sarıgül'ün, Sabah gazetesinde yayınlanan yazılarından sadece biri..
Sabah gazetesindeki yazılarını "Benim İçin Ateş Yakar mısın?" adlı kitapta toplamış. Bu yazı da kitaba aktarılanlardan..

Biz güçlü kadınların kaderini,yaşamını ne güzel de anlatmış..
Neden güçlüyüz diye yalnız kalmak zorundayız.. Neden bu ortak kader?

9 Mart 2007 Cuma

365 Günün Kadın Raporu

Sadece bir gün anneyiz ve sadece bir gün kadınmışız gibi..
"kadınlar gününüz kutlu olsun" diye söylendikten sonra bu verileri okuyunca yazık diyebiliyorum sadece..
Kutlamayın bu günümü!!!

Alıntıdır.. anneyiz.biz

"*Kadınlara karşı şiddet, dünyada en çok yaşanan, ancak en az cezalandırılan suç.

*Yapılan hesaplamalara göre, dünya üzerinde yaklaşık 120 milyon kadın kayıp.

*Çocuk cinayetlerinde erkek çocuklarına oranla, kız çocuğu cinayetleri daha fazla. Kız çocuklara aileleri tarafından daha az gıda maddesi veriliyor ve medikal ihtiyaçları erkek çocuklara göre daha az oranda karşılanıyor.

*Yapılan hesaplamalara göre dünya genelinde her yıl 4 milyon arasında kadın fahişelik yapmaya zorlanıyor. Satılıyor, kullanılıyor her yıl sadece seks köleliğinden birileri 12 milyon dolar para kazanıyor.

*Dünyada 15 ile 44 yaş grubu içindeki kadınların sakat kalmalarının ve ölümlerinin en büyük sebebi erkeklerin uyguladıkları şiddet. Bu nedenlerle gerçekleşen kadın ölüm oranları kanser ve trafik kazalarının toplamından daha fazla.

*Dünyada her 3 kadından biri, dövülüyor, cinsel ilişkiye zorlanıyor ve diğer kötü muameleye maruz kalıyor.

*Tecavüz ve benzeri taciz olayları ise en çok kadının kendi ailesinin içindeki bireyler ya da tanıdıkları tarafından uygulanıyor. Ev içi şiddet ise; ırk, din, kültür, eğitim, sınıf farkı gözetmeden dünyada kadınların
en çok yaşadıkları şiddet şekli olarak belirtiliyor.

*Dünyada her yıl 2 milyonun üzerinde kız çocuğunun genital organı erkekler tarafından sakat bırakılıyor.

*Sistematik tecavüz, dünyadaki çatışmalarda kullanılan bir çeşit güncel terör silahı. Ruanda’da 1994 yılı yapılan soykırımda 500 bin arasında kadın soykırım boyunca tecavüze uğradı.

*Yapılan çalışmalar, şiddet kullanarak girilen cinsel ilişkilerde HIV virüsü kapma oranının yüksek olduğunu; tecavüze uğrayan kadınların pek çoğunda HIV virüsü bulgusuna rastlandığını; kadına karşı şiddetle doğru orantılı şekilde HIV virüsünün bulaşmasında da artış olduğunu gösteriyor. HIV bulaşmış kadınların şiddetle daha çok karşılaştıklarını ve şiddet kurbanı bu kadınların HIV enfeksiyonu açısından daha fazla risk taşıdıklarını ortaya koyuyor.
"


Dün eklemek isterdim bu bilgiyi ama yeni farkettim e-postalarımın arasında..

7 Mart 2007 Çarşamba

Birlikte Ayrılık ..

Sevgili paşa kuzenim ebru yaparmışta, yeni haberimiz oldu. Verdiği bir video yu paylaşmak istedim. Aynı tarzda kumla yapılan bi çalışmayı görmüştüm. Oda güzeldi..

Ebru sanatında standartın, bilinenin dışında bişeyler yapıldığını görmek beni acaip mutlu etti. Ve sanırım bu sanat dalınada burnumu sokmaktan kendimi alamayacağım :)

Benim haddime düşmez "Ebru Sanatı" hakkında yorum yapmak, post hazırlamak.. Çook yakında sizi bu konuda uzman bir kişi ile tanıştıracağım.. Oda bloglar aleminde, aramızda olacak..

Işıkla kalın..

9 Şubat 2007 Cuma

Lord of the Dance - MICHAEL FLATLEY

Here is my favoutite; Michael Flatley!!! Click for watcing the video.For more information visit the web-site:
MICHAEL FLATLEY
http://www.lordofthedance.com/



Kelimenin tam anlamıyla muhteşem... Müzikleri bende vardı ve devamlı dinliyordum çok uzun zamandır. Ama severek dinlediğim müziklerin böyle bir dans showuna ait olduğunu bilmiyordum. Ece ve Eko sağolsun varlığından haberdar ettiler . İzleyin hatta bulabilirseniz video ve kasetlerini edinin derim. Flatley aslında boksörmüş ama nasıl olduda dansa geçti araştırmak lazım. Linkleri yukarıda...Videoları uzun ama baştan sona izlemenizi öneririm...

Sarışınlardan haz etmem ama dansını izleyince aşık olmamak elde değil..

Aşık oldum sanırsam galiba:)

Işık ve sevgiyle kalın...

8 Şubat 2007 Perşembe

ÖLÜMSÜZ AŞK..

Aşk bu olsa gerek; ölümde bile..

İtalya’da arkeologlar, 5000 ila 6000 yıl önce birbirlerine sarılmış halde gömülmüş bir çiftin iskeletlerine ulaştılar.

İtalya’nın kuzeyinde yer alan Mantova şehrindeki kazıyı yöneten Elena Menotti, “Bu sıra dışı bir durum” dedi ve “Bugüne kadar Neolitik dönemden kalma iki kişilik mezar bulunmamıştı, hele hele sarılan çifte ait bir mezar. Gerçekten de sarılmış haldeler” diye ekledi.

Kesin olarak doğrulanmış olmasa da çiftin birinin kadın diğerinin erkek olduğuna inandıklarını söyleyerek, dişlerinin bozulmamış halinden genç yaşta öldüklerinin anlaşıldığını söyledi.

Menotti, 25 yıllık kazı yaşamında daha önce böyle özel bir durumla karşılaşmadığını belirtti.

Haberin kendisi için; kozmopolit.net

Işık ve sevgiyle kalın..

2 Şubat 2007 Cuma

Lhasa de Sela - De cara a la pared

Gece ışıkları kapatın ve hatta bir kaç mum yakın. Dinleyin..
Her dinleyişimde arzu ettiğim tek birşey var; eşliğinde dans etmek...
Müzik Z.Pelin'den , klip Dali'den ..


ağlarken
duvara karşı
şehir duruyor.
ağlarken
ve başka hiçbir şey yok
ölüyorum belki de...
ah! neredesin?
düşlerken
duvara karşı
şehir yanıyor..
düşlerken,
nefes alamadan (soluksuz)
seni seviyorum aşkım..
seni seviyorum aşkım..
dua ederken
duvara karşı,
şehir yıkılıyor.
dua ederken,
azize marie
azize marie
ölürken..."


İndirin ama 24 saat içinde silmeyi unutmayın .. DownloaD

26 Ocak 2007 Cuma

ŞEHRAZAT (SHEHERAZADE)


Dün
gece annem telaşla çağırdı bu sahneyi izle diye gittim baktım evlenme teklifi
edilecekmiş Şehrazat'a. Öncesinde arabayla boğazda gezinen Halit Ergenç ve
fonda "Şehrazat Senfonisi"...
Biliyorum dedim ama hatırlayamadım kimin eseriydi derken Barış Manço dediler.
Lime wire den tarattım sadece Barış abinin eseri çıkıyor karşıma.. Gecenin
ilerleyen saatlerinde bulduk tabi ;

Nikolai Rimsky-Korsakov
...

Buyrun şehrazat'ı birde
bestecisinden dinleyin der pelin ...

Download


Buda Barış abi nin yorumu...


Download

Gerçi canım abim benden önce davranıp sitesinde fon müziği yapmış .. Erol
Taş damarı tuttu bu sıralar :) hadi hayırlısı...
Dinleyin ve beni hatırlayın.. Düşüncenizi belirtmeyi unutmayın tabiki ..
Yüreğinizdeki ışığı asla kaybetmemeniz dileğimle..

24 Ocak 2007 Çarşamba

İYİ DÜŞÜNÜN ! ...

İyi düşünün...
Bu yılınızı iyi geçirdinizmi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl? İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şeye"e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl? Yayılın çimenlerin üzerine..... Acele edin....
Er veya geç... Çimenler yayılacak üzerinize...

CAN DÜNDAR

Selçuk Yöntem in sesinden dinlemek isterseniz... Ki şiddetle tavsiye ederim ....
BUYRUN!

20 Aralık 2006 Çarşamba

KLİP GÜZELİ ...

Çember.net sitesi forumunda gördüm bayıldım.. Muhteşem olmuş. Pisi de çok güzel...
İzleyi gözünüz gölünüz açılsın, belki birilerinin içinde sevgi uyandırır ve bir kedi daha sıcak bir yuva sahibi olur... Kimbilir...


Klip'in başrol oyuncusunun hikayesi oldukça dramatik. Bir otoban'dan karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, bir hayvan sever tarafından son anda ezilmekten kurtarılmış. Malasef yanında ki kardeşini kurtaramışlar. Sonrada kurtarıcısı tarafından bakımı yapılıp , korumaya alınmış. Şansı yaşamı boyunca bol olsun devam etsin, klip çekilecek kadar güzel olan bu yavrunun.
Bu arada "Klip güzeli"miz sahiplendirilmiş. Onu kurtaran ve onun için klip hazırlayacak kadar değer veren kişi herhalde böyle sonuçlanmasından mutlu olmuştur.. Umarım bundan sonraki yaşamında güzel günler onu bekliyordur.

Unutmayın Çilek hanım'da sokaktan geldi ve girdi hayatımıza; ama dünyanın en cins kedilerinden farksız! Huyları,tavırları,yemek alışkanlıkları, bize karşı ilgisi,sevgisi ...

Ne olur onları sokaklarda bırakmayalım.. Sizi bekliyorlar... Her eve bir kediş...

23 Kasım 2006 Perşembe

TASINIYORUZ

taşınma işlemi bitince adresimi bildireceğim :))

sevgiler....

Gittik.. bir süre bencilek.blogspot.com da değilde zpelin.blogspot.com da ikamet ettik. ama yuvamızı çok özledik.
Buradaki teknik sorunlar çözülünce koşa koşa geri döndük efenim :)

10 Kasım 2006 Cuma

KADININ YARADILIŞI ...

Alıntıdır ...

Musevilerin, Tanrı ile insanın konuşmasını anlatan kitapları Talmud' dan alınmıştır ve şöyle biter;
''...bir kadını ağlatırken çok dikkat edin,çünkü tanrı gözyaşlarını sayar! Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı, ayaklarından yaratılmadı! Öyle olsaydı ezilirdi; üstün olmasın diye başından da yaratılmadı. Ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye;... ...kolun biraz altından, korunsun diye; ...kalp hizasından, SEVİLSİN diye...''

25 Eylül 2006 Pazartesi

3E TASARIM ATÖLYESİ...

El emeği, göz nuru ve bir eşi daha olmayan özel eşyalar kullanmayı seviyorsanız,
Sevdiklerinize fabrikasyon hediyeler yerine; onların kişiliğine,yaşamına,tarzına uygun hediyeler vermek istiyorsanız...
BUYRUN 3E TASARIM ATÖLYESİ 'NE....
3E TASARIM ATÖLYESİ ; Biricik dostum Ece'nin derin zekası, engin tecrübesi, muhteşem tasarım kabiliyeti ve fikirleriyle kuruldu.. Bende kıyısından köşesinden katkıda bulunmaya çalışıyorum ama asıl emek onundur :)

Atölyemiz el sanatlarına gönül vermiş kişilerin bir araya geldiği bir ortamdır.Ürünlerimiz tamamen el emeği, göznuru ile tek olarak hazırlanmaktadır. 2.si üretilmemektedir.

Aslında söylenecek çok söz var ama ben zaman kaybetmeden burdan haber vermek istedim böle bir çalışmanın varlığını.. Anlatmaya devam ederiz siz bir gezinde:)

Bir tıklayıp inceleyin derim...


Herkesi bekliyoruz...
Tesekkürler...
Isik ve sevgiyle...

KULLANMADIĞINIZ AYAKKABILAR İŞE YARASIN !!!

Haydi güzel yürekli , çocuk seven dostlar, dostlar haydi... ;
Eski ayakkabılarınızı bir torbaya doldurun "BETA" firmasının mağazalarına teslim edin! Karda kışta yoksul bir cocuğun üşüyen, ıslanan, ayaklarını yenisini alamasanızda kullanmadıklarınızla ısıtın...
Bu yardım çalışmasını yapan UMUT COCUKLARI DERNEGINE ve BETA firmasının sayın ilgililerine ve BU CAGRIYA KATILACAK OLAN GUZEL INSANLARA TESEKKUR EDIYOR, SAYGILAR SUNUYORUM...
Kullanmadığınız ayakkabıları toplamaya başladı iseniz , gereken adresler aşağıdadır... Daha detaylı bilgi için 0212 671 40 71 no'lu merkez telefonumuzdan ulaşabilirsiniz.

31 Ağustos 2006 Perşembe

VE TEKRAR MERHABAAA!!!

Sonunda burdayım... Oh yaa :)).. hep başla pelin dedim durdum ama ne mümkün araya hep birşeyler girdi... Pazar günüde ehliyet sınavınıda verdiğimde sanırım baya bi rahatlamış olacağım ..
Hepinizden çok çok özür diliyorum ne ziyaret edebildim, ne de buraya bişiler karalayabildim. Ama sanmayınki umursanmıyorsunuz... Yavaş yavaş ziyaretlerimede başlayacağım:) çok yavaş olmayacak tabi...

Bu arada bendeki değişimide bi görün istedim :))) fark nasıl ama ... 2 ayda oldu bu değişim...
sırrını isteyenlerle paylaşabilirim...


Artık toparlanıyorum... hayata gülen gözlerle bakmaya çalışıyorum 4 senelik sıkıntı gam,keder, bi tarafa artık :))karamsarlık yok bundan sonra ...
4 yıldır veremediğim kilolarımada veda ettim artık :))
Eski pelin oluyorum sanırım:P

Sağlıcakla kalın...

16 Temmuz 2006 Pazar

SÖYLEMEYE ZAMANI OLMAYANLARA

Kuzen Meryoş'tan gelen bir mail.. Hoş bir ifade,fırsatı olamayanlara...

_Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet. Yüreğini elime koyduğunda anladım...
_''Sana ihtiyacım var, gel!'' diyebilmekmiş güçlü olmak. Sana ''git'' dediğimde anladım...
_Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek. "Git" dediklerinde, gittiğimde anladım...
_Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
_Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak. Gerçekten pişman olduğumda anladım...
_Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş. Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış. Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
_Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi. Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım...

CAN YÜCEL

11 Temmuz 2006 Salı

NASIL KAFA SAYISI KADAR DÜŞÜNCE ÇEŞİDİ VARSA ,
KALP SAYISI KADARDA SEVGİ ÇEŞİDİ VARDIR !!!
TOLSTOY

POZİTİF YAŞAMAK & MUTLU OLMAK

Sabah sol gözümde bir ağrı ve biraz kanla uyandım. Öğleden sonra soluğu doktorda aldım. Dünya tatlısı bir doktor. İlk bakışta çözdü derdimi.
"Direnç kaybına bağlı iltihaplanma..." , "Sorun gözünde değil aslında..." dedi doktorum.
".... baktığın yerde .....Hep karanlığa bakmaktan Feri sönmüş gözlerinin. Yılgın düşmüşsün. Yorgunluk mikrobu, seni gözünden vurmuş". Bu teşhisin ardından öyle bir reçete yazdı ki dostlar basına:
"Pozitif düşüneceksin. Hayata sımsıkı sarılacaksın. İşinden kafanı kaldırıp sevdiklerinle vakit geçireceksin. Kendine yeni heyecanlar yarat. Sev, ki hücrelerin yenilensin. Sana enerji vermeyecek hiç kimseyle de birlikte olma..."
CAN DÜNDAR

4 Temmuz 2006 Salı

BİR BABADAN EVLADINA 40 ALTIN ÖĞÜT

Canım babamda bana öğütlerde bulunmuştu ama hiç listelemememişti :)... Hiç aklımdan çıkarmadığım bir öğüdüde; "Okumak için farklı bi şehire gidiyorsun, bizden ayrılıyorsun. Sakın ha sakın aç kalsan dahi hiç kimseden borç alma, bir yere hesaba yazdırarak alışveriş yapma!" olmuştu...
Anneciğim Babacığım.. Beni bu şekilde yetiştirdiğiniz için çok teşekkür ederim.. Varlık içindeyken dahi her istediğimin olmaması, tutumlu olmayı öğrenmem, benim öğrencilik hayatını sıkıntısız eçirmemi sağladı... Şu andaki durumumuzdan mutsuz olmuyorsam, üzülmüyorsam sizin sayenizde... Herşeyin bizler için olduğunu, yaşamda herşeyle karşılaşılabileceğini, ama herşeyden önemlisinin önce vatan-millet sonraaile olduğunu öğrettiniz bana ! İYİKİ BENİM AİLEMSİNİZ!!! Ama her zaman söylediğim gibi ben sizler gibi çocuk yetiştirememekten korkuyorum... SİZİ ÇOK SEVİYORUM!!! Size teşekkür edeceğim çok konu var aslında ama şimdilik bu kadar :)
1-Ucuz araba kullan ama alabileceğin en iyi evi al.
2-Adam gibi üç fıkra öğren.
3-Sevinçlerini sakın erteleme.
4-Eşini çok iyi seç, çünkü bu seçim mutluluğun veya bedbahtlığının yüzde doksanını oluşturabilir.
5-Her gün dokuz dakika yürüyüş yap.
6-Her yemekten önce şükret.
7-Bir arkadaşına sırrını açmadan önce iki kere düşün.
8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.
9-Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork.
10-Çocukların adalet kelimesini duyduklarında seni hatırlatacak gibi yaşa.
11-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.
12-Kendini ve başkalarını affetmesini bil.
13-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.
14-İlk yardımı öğren.
15-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.
16-Her gün altı bardak su içmeyi unutma.
17-Seni seven insanları koru.
18-Zorda olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene, çünkü bu tatildeki anılar hayatının en değerli anılarından biri olacak.
19-Seyahate çıkarsan cüzdanına sana ait sağlık bilgilerini , ev adresini ve telefon numaranı kaydetmeyi unutma.
20-Başarıyı iç huzura kavuştuğun sağlıklı olduğun ve sevildiğin zaman değerlendir.
21-İyi bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma, birisi doğru insanı bulmak ikincisi doğru insan olmak.
22-Ebeveynlerini , karını ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.
23-Sevimsiz olmayacak şekilde ayrı fikirde olmayı öğren.
24-Cesaretli ol, hayatına geri baktığın zaman yaptıkların için değil yapmadıkların için üzüleceksin.
25-Çok mükemmel bulduğun bir fikri başkasının engellemesine izin verme. >26-Keyifsizliklerini açığa vurma. 27-Evliliğini güzelleştirmek için her gün bir şeyler yap.
28-Nasıl bir duygu olduğunu öğrenmek için 24 saat kimseyi ve hiçbir şeyi eleştirme.
29-İyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.
30-Çocukların hakkında başkalarına iyi şeyler söylerken bırak onlar seni duysun.
31-Güç,sahip olduğun mallarla ilgili değildir;unutma
32-Biriyle tanıştığın zaman elini uzat ve adını söyleme , ama bil ki bunu aklın tutmayacak.
33-Kalem ve not defterlerini hep yanında taşı. >34-Zaman ve kelimeleri boş yere harcama, ikiside çok değerli.
35-Basınla konuşurken son sözün hep onlara ait olduğunu unutma.
36-Senden az yada çok parası olanlarla paran hakkında konuşma.
37-Her şeyi elde etmek için çok güç saffettiysen tadını çıkarmak için zaman ayır.
38-Birisinin kahramanı ol.
39-Neyi ve kimi desteklediğini insanlara söyle.
40-Sadece AŞK için evlen. -- yazarı bilinmiyor